Raşidi Tarikatında Güneş Makamı Hakkında

Raşidi Tarikatında Güneş Makamı Hakkında

Bir derste Raşidi Tarikatında Güneş Makamı hakkında vereceğiz, artık yaz gelecek, bahardan yaza geçeceğiz ve Güneş Makamındakilerce günde sadece 66.000 Allah zikri çekilir ve bir de Hizbül Kasr çekilir ve sadece 40 gün çekilir. ve o makamdakilerin tesbihlerindeki orta müezzin kaldırınız ve Tesbihin alt ortasına gelecek şekilde 6 tane boncuk lu 1 çark ve kadran daha eklenir. oradaki orta müezzin kaldırınız oraya 6 Boncuklu yeni çark ekleyin, tespihleri o şekilde olur.

Güneş Makamına : 25 Ağustos’tan Eylül bütünü ve Ekimin ‘ün 21i ne kadar Doğan Erkekler Güneş makamında olan Aslanlardır. Kadınlardan da 21 Mart tan sonra ve, Nisanın tamamı ve 19 Mayıs a kadar doğan kadınlar Güneş makamına çıkabilir. Diğerleri gerçek aslan burcu değildir. Aslan ve Güneş Makamına çıkamazlar. Eylül den sonra Ekim’de var erkeklerde 25 Ağustos Eylül’ün 23’ü ne kadar bir de Ekim var kadınlarda Mayıs var, o Ekim ve Mayıs ileri aslanlar, yani aslan, kaplan, Panter, çita olanlar var, doğduğu Ay ve gününe göre değişiyor.

Buğday önce un olup, sonra hamur ve beze olup ta, ekmek olunca, sonra biraz Cehennemi tadıp fırına sürülünce, sonra fırıncıdan ya da Ekmekçi den soframıza gelince, biz de onu bir şeyleri katık yapıp yediğimiz zaman, işte Buğday Terakki etti ve, hayatına Ben yediysem, Raşit olarak devam etmeye başladı, Ahmet yediyse Ahmet olaraktan, köpeğin hav hav yediyse, hav hav olarak devam etmeye başladı.
Yine Geçenki videolarda ve vaazda bahsettiğimiz farenin yaratılma hikmeti: insan ve Insanların evlerinin etrafındaki atıkları resteleri temizlemek için Halk edilmiş. fakat o fazla çoğalınca Allah onun üstüne Vezir olaraktan kedi Halk Etmiş, O da onun ile beslenerekten onları azaltmakta, ve burada Yukarıdaki konuyu bu konuya kıyas edersek, fare Allah’a karşı görevini yerine getirip sadık bir asker olaraktan Terakki edince, kedilere yem olur. Onu kedi yiyince artık bir fare değil Aslan olmuştur, küçük aslan, yani kedi, hayatına kedi olaraktan devam etmeye başlar. ve bu en yüksek aslan olan, gerçek aslan, ormanların kralı, Gerçek aslan olarakdan devam etmeye kadar gider. iki cihanın Güneşi Hz. Muhammed Mustafa Gerçek Aslan

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Lekad kâne lekum fî resûlillâhi usvetun hasenetun limen kâne yercûllâhe vel yevmel âhıra ve zekerallâhe kesîrâ.

Meali :

Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

(Sadakallahul Aziym AHZAB Suresi 21. ayet)

Ayşe Annemize O’nun Ahlakı Nasıldı diye sordular. Hz. Ayşe Annemiz, “Siz Kur’an okumuyor musunuz? Peygamberin ahlakı, Kur’an’dı” buyurmuştur.

( Hadis-i Şerif )

Aynnı Sorunun benzerinin(Peygamberimizin) onun vaktinde O’na da (Peygamberimizede) sordular, O’da Rabbimizden ilham ile şöyle cevap verdi :

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul inne salâtî ve nusukî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn

Meali :

Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.”

(Sadakallahul Aziym Enam Suresi 162 ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظِيمٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve inneke le alâ hulukın azîm.

Meali :

Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

(Sadakallahul Aziym KALEM Suresi 4. ayet)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدِّينِ أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Lekad halaknâl insâne fî ahseni takvîm. Summe radednâhu esfele sâfilîn. İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti fe lehum ecrun gayru memnûn. Fe mâ yukezzibuke ba’du bid dîn. E leysallâhu bi ahkemil hâkimîn.

Meali :

Andolsun ki Biz, insanı (nefsini), ahseni takvim içinde (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparak en güzele ulaşabilecek özellikte) yarattık. Sonra onu, esfeli safiline (en sefil hale, nefsinin karanlıklarına) iade ettik (çevirdik). Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat (nefsi tezkiye edici amel) işleyenler hariç. İşte onlar için kesintisiz ecir (mükâfat) vardır. (Ey insan!) Öyleyse bundan sonra sana dîni tekzip ettiren (yalanlatan) nedir? Allah, hakimlerin en güzel hüküm vereni değil mi?

(Sadakallahul Aziym TİN Suresi 4,5,6,7,8. ayetler)

Ki burada da İnsanoğlu Kemal’ine erince, onu hangi Aslan yiyecek de, o melekliğe Terakki edecektir. Meleklikten önce ise cinlik, cinlikten sonradan şeytanlık gelir. hani Bir söz vardır ya “cin olmadan, şeytan çarpmaya kalkma” diye, yani önce bir cin belki seni yiyecek. Ve insanın serüveni, önce cin olaraktan devam edecek, daha sonra şeytan, Daha sonra da Müslüman şeytan, Daha sonra da meleklik belki, kat edebilirse o dereceleri ,Terakki meselesi de bu şekilde. Meleklik vasfına da dört büyük melekten geçilmekte. Azrail, İsrafil, Mikail ve en üst Cebrail. Ölmeden Azraillik vasfı’na geçemezsin, seni bir yılan çiyan yemeden Azrail sıfatına giremezsin, sonra israfil yani toz duman olmadan İsrafil olamazsın, sonra Mikail rüzgarlık, tozu dumanı savuran Rüzgar olmak için, önce toz toprak olup sonra savrulman lazım, savuran olmak daha ondan öte, yani Mikaillik, Rüzgar olmak sonra. Cebraillik en yüksek makam.

Cebrail’in görevi neydi? ilham getirip götürmek. yani uzaklara, ve En derinlere ulaşabilen ses frekansı olabilmek. Sonra dört ana unsur : toprak, su, hava ve ateş, ve bu hafta üçüncü Cemre toprağa düştü, Erken gelen ateş ve bahar. Birinci Cemreler girdiğinde, sabahın soğuğunda, dışarıda Kumru sesi duydum, Hu hu diyordu, yani Bahar’ın habercileri buraya kadar gelmişler ki, onlar magnetizma nın değiştiğini bilenler, buradaki baharı yaşayıp diğer ki Bahar’a yetişmek için acele edenler, yoksa yetişemez, yavru çıkaramaz, yavrusunu büyütemez. ki onlar biliyor baharın geldiğini, artık öyle Kar kış soğuk falan beklemeyin, Çünkü onların zamanında yavru çıkarması ve besleyip büyütüp, başka bahara gitmesi lazım, yoksa soyları tükenir. Bu Senede Böyle Olsun. Ne yapalım, Rabbim hepimize kızmış, Siz Mehdi döversiniz ha, ha Muhammed’i dövmüşsünüz, ha Hz Mehdiyi dövmüşsünüz. Ha Hazreti İsa’yı dövmüşsünüz, ha Hz Mehdiyi, günahınız büyük. Rabb’im suyunuzu keserse şaşmayın neden de diye viyaklamayın.

Daha önce Yusufun başından geçen(Yusuf ile Züleyha olayindaki), namuslu kalmak meslesi, benim başımdan geçince, bende Hz.Yusuf gibi davranınca, Ahirzmanda Yusufluk bana kadı demiştim. şimdide, son kavga ve dayak olayında, bana gelen düşmanıma tam demiır sopa ile vuracakken, o an gelen vurma diye bir ilham yüzünden vurmadım, dayak yiyen ben oldum, ve o söz hak söz diye vurmayınca ne oldu? Yunusluk ne idi? dervişlik ne idi? “dövene elsiz, sövene dilsiz” olmak vasfı, ve ben dövene, ve birde karısı ve kendisi geldi önce sövdü bizeö kavga o yüzden zati, ilham yoluyla öğretilipte, ona el kaldırmadım yada onu dövmedim, ve Yunus cübbeside bana kaldı, yani zamanın hem yusuf gibi güzel ve yakışıklısı ve güzel ahlaklısı, ve birde hemde zamanın dervişi yunus u da biz olduk artık. dövene elsiz. sövene dilsiz davaranabilmek ahlakı yani.

Author: Rasit Tunca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir